Ana Sayfa › Hipospadias

Hipospadias, idrar kanalının (üretra) dış açıklığının penis ucunda değil, alt yüzeyinde daha geride yer aldığı doğumsal (konjenital) bir durumdur. Bu durumda sünnet derisi alt tarafta eksik, üst tarafta fazladır (başlıklı görünüm) ve penis aşağı doğru kıvrılabilir. Halk arasında “peygamber sünneti” olarak da bilinir.
Klinik olarak başlıca üç bulgu ile ortaya çıkar: idrar deliğinin (meatus) anormal konumu, sünnet derisinin yarım gelişmesi ve peniste aşağı doğru eğrilik (kordi). Her 150–200 erkek doğumdan birinde görülen, en sık doğumsal ürolojik anomalilerden biridir. Erken tanı konabilir ve cerrahi olarak düzeltilebilir; en uygun dönem genellikle 6 ay–2 yaş arasıdır.

Belirtiler çoğu zaman doğumdan hemen sonra fark edilir. Ailelerin dikkat etmesi gereken başlıca bulgular:
Hipospadias, idrar deliğinin konumuna göre hafiften ağıra doğru sınıflandırılır:
Prof. Dr. Hüseyin Özbey’in tanımladığı anatomik yaklaşıma göre, her hipospadias onarımı bir “fossa navicularis” şekillendirmesini içermelidir. Her çocuğun durumu kendine özgüdür.

Güncel yaklaşımda en uygun ameliyat dönemi genellikle 6 ay–2 yaş arasıdır. Bu dönem; çocuğun psikolojik ve cinsel kimlik gelişiminin henüz başlamamış olması, doku iyileşmesinin hızlı olması ve anestezi güvenliğinin uygun şekilde sağlanabilmesi nedeniyle tercih edilir.

Hipospadiasın tek kalıcı tedavisi cerrahi onarımdır. Ameliyatın başlıca amaçları: idrarın normal hız, basınç ve dalga benzeri akış ile boşaltılması; estetik olarak kabul edilebilir, yarık benzeri bir idrar deliği (meatus); ve düz bir penisle tatmin edici cinsel işlevdir. Sünnet derisi ameliyattan önce alınmamalıdır; çünkü onarımda değerli bir doku kaynağıdır.
Farklı hipospadias tipleri için birçok cerrahi teknik tanımlanmıştır; başarı ve komplikasyon oranları yönteme göre değişir. En sık görülen komplikasyonlar üretrokutanöz fistül (idrar kaçağı), glans ayrışması (dehisens) ve meatal darlıktır (stenoz).
Bu nedenle eksik anatomik yapıları (septum glandis, fossa navicularis, frenulum) glans diseksiyonu olmadan yeniden oluşturan GFC Tekniği uygulanmaktadır.
Doku bütünlüğünü koruyan, fistül ve darlık riskini en aza indiren yöntemi incelemenizi öneririz.
Ameliyat sonrası süreç genel hatlarıyla şöyledir:

Hayır. Hipospadias tanısı varsa sünnet ERTELENMELİDİR; sünnet derisi onarımda değerli bir doku kaynağı olarak kullanılır. Önce cerrahınıza danışın.
Hipospadias tek başına kısırlık nedeni değildir. Başarılı, anatomik bir onarım sonrası normal işlev beklenir. Eşlik eden durumlar ayrıca değerlendirilir.
Hipospadiasın tipine göre değişmekle birlikte genellikle 1–3 saat arasındadır.
Çoğu hafif (distal) olguda tek seans yeterlidir. Ağır (proksimal) olgularda aşamalı yaklaşım gerekebilir.
Komplikasyonların çoğu, üretranın doğal anatomisi gözetilmeden onarılmasından kaynaklanır. GFC Tekniği bu yapıları yeniden oluşturarak riski azaltır.
Bu sayfa Prof. Dr. Hüseyin Özbey’in hakemli yayınlarına dayanır. İlgili makaleyi PDF olarak indirebilirsiniz: